13 Mayıs 2013

İDEOLOJİ-K…- ZAFER YAPICI

On bir yıldır iktidarda olan AKP hükümeti, kendisini eleştiren kim olursa olsun ona tahammül edememekte. Hemen kendini eleştirenler hakkında “ideolojik” yakıştırmasını üstüne basa basa kullanmakta. Böylelikle karşıtını kamuoyu önünde küçük düşüreceğini zannetmekte… Toplumsal yaşamda da “ideolojik” sözcüğü sık kullanılır bir hale gelmeye başladı. Kişilerarası iletişimde, tartışmalarda, yapılan söyleşilerde; bir kişi, karşısındaki ile anlaşamadığı zaman ya da aralarında olumsuz bir durum yaşandığı zaman hemen karşıtı hakkında “ideolojik” nitelemesini kullanıyor. Daha doğrusu köşeye sıkışmış olanların söyleyecek bir sözü kalmadığında imdatlarına “ideolojik” sözcüğü yetişiveriyor. Yetersizler, yetersizliklerini gizleyecek bu sihirli yaftanın arkasına sığınıveriyorlar… Değerli okurlarım, burada önemli olan, AKP iktidarının ideoloji derken neyi kastettiği ve olumsuz bir içerikle etiketlediği bu kavramı kimlere karşı baskı aracı olarak kullandığı… Adını doğru koyalım. AKP’nin ideoloji derken esas kastettiği dünya görüşü Kemalizm’dir. Atatürkçülüktür… AKP iktidarının ve başbakanın dillerine doladıkları “ideolojik” sözcüğü, Atatürkçü düşünceyi savunan partilere, demokratik kitle örgütlerine, işçilere, köylülere, memurlara, öğrencilere, üniversite öğretim üyelerine, avukatlara, gazetecilere, aydınlara, askerlere, yurttaşlara… karşı bir sindirme aracı olarak kullanılmaktadır. Değeli okurlarım, başbakan, kendi düşüncesi dışındaki ideolojilere sahip olanları “ideolojik” olarak nitelemekte fakat kendi ideolojisine sıra geldiğinde bakın ne demektedir: “Zaten çağımızda ideolojik partiler bitmiştir”. Yani kendi partisinin ve düşüncesinin bir ideolojisi olmadığını söylüyor Erdoğan… Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ da bir televizyon konuşmasında, AK Parti’nin milletin içinden gelen bir hareket olduğunu; ideoloji ve marjinal yapılara göre değil milletin his ve kabullerine göre hareket ettiğini dile getiriyor… İşte Recep Tayip Erdoğan ve Bekir Bozdağ’ın sözde “milletin his ve kabule dayanan!...” bazı sözleri: “Türklük bir alt kimliktir”, “Anıtkabir’de sap gibi duruyorlar”, “Türkiye, kendisine din olarak Kemalizm’i almış ve kitlelere zorla dikte edilmiştir”, “Türkiye Cumhuriyetinde 27 etnik grup yaşamaktadır. Bu 27 etnik grubun da varlıklarının tanınması gerekmektedir. ‘Türkiye Türklerindir’ gibi tezler yanlıştır”. “Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor. Yahu bu millet istedikten sonra, tabii elden gidecek yahu. Sen bunu önüne geçemezsin ki”, “Osmanlı eyaletler sistemi gibi bir sistem Türkiye’de uygulanabilir”… Erdoğan’ın “Çiftçinin durumu ne olacak” diye bağıran yurttaşa “Yahu bu millet, yatıp kalkıp size mi çalışacak?” diye tepki göstermesi. Siirt gezisi sırasında 10 Ekim’de yurttaşların doktor istemi üzerine “Doktor getirip de çiviyle çakacak halimiz yok. Sözleşmeli yasası çıkardık ancak bu yasa bölgede işlemedi. Tekrar eski yönteme döndük” demesi. “Okullar açılırken her yavrumuzun sırasında kitaplar var mıydı” sorusuna hayır diyenlere “Senin herhalde çocuğun yok” diye çıkışması. “Kaç çocuğun var?” dediği bir esnaftan, “Bir başbakanım” cevabı alınca, “Olmaz ya, bas gaza …” diyebilmesi… Tüm bunlar Erdoğan’ın ve AKP’nin ideolojisi hakkında yeterli fikir vermiyor mu? Bekir Bozdağ’ın Taksim Meydanı’ndaki 1 Mayıs kutlamaları için; “DİSK’in bu ısrarı tabii ideolojik bir ısrar, işçi hakkından öte. Yıllardır aynı ideolojik yapı içerisinde hareket ediyor” demesi, Yerköy’de Atatürk Bulvarı’nın ikiye bölünerek bir yarısına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın isminin verilmesi AKP’nin ideolojik dışavurum göstergeleri değil de ne?... Tüm bu düşünce ve eylemlerin ideolojik olup olmadığını gelin ideoloji kavramının sözlükteki anlamından yola çıkarak çözümleyelim. Sözlükte şöyle yazıyor: İdeoloji: Siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü. Şimdi iktidara sormamız gerekmez mi?... Bu tanıma göre sizin tüm düşünce ve söylemleriniz cumhuriyet karşıtı bir ideolojiye sahip olduğunuzu göstermiyor mu?...Emek karşıtı elitist bir ideolojiye sahip olduğunuzu göstermiyor mu? Milli birliği önemsemeyen bir ideolojiye sahip olduğunuzu göstermiyor mu? Atatürkçü bir ideolojiye karşı olduğunuzu göstermiyor mu?... “Sessiz devrim yapıyoruz” diyorsunuz. İdeolojisi olmayan bir siyasi iktidar neye dayanarak karşı devrimi; sizin deyiminizle de “sessiz” devrimi yapabilir?... Milletin içinden gelen bir hareket olduğunu iddia eden AKP iktidarı ideoloji ve marjinal yapılara göre değil milletin his ve kabullerine göre hareket ettiğini söylüyor!… Değerli okurlarım, on bir yıldır AKP iktidarı Türk Milleti’nin hangi his ve kabullerine hitap edecek güveni, huzuru ve refahı verdi? Yukarıdaki söylemleri dikkate alarak bir düşünün. Hangi parti gerçekten marjinal yapıya sahip? Yandaşların, yalakaların, yağcıların, çıkarcıların his ve kabullerini Türk milletinin his ve kabulleri olarak algılayan, onları Türk milleti zannedenler hangi sözcükler kullanırlarsa kullansınlar Türk Milletinin doksan yıllık mazisini ve geleceğini silemezler… Şapka düştü kel göründü. Geleceğin senin. Gerçekleri görmek ve bilgilenmek senin hakkın... …Hakkını yalnızca sen kullanacaksın…(Haber Ekspres Gazetesi-13.05.2013) ZAFER YAPICI

Hiç yorum yok: