28 Eylül 2015

KOALİSYON MU ERKEN SEÇİM Mİ?- ZAFER YAPICI

Değerli okurlarım, bayram ertesinde siyaset gündemini hükümet kurma çalışmaları oluşturmaya devam edecek. AKP’nin bu süreçteki stratejisi açık. Muhalefet partilerini, gerekirse erken seçime gideriz tehdidiyle müzakere sürecinde sıkıştırarak mümkün olduğunca dizginleri elden bırakmadan yeni bir hükümet kurmak. Nitekim Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan cumartesi günü yeniden erken seçimden söz etti. Koalisyon şartlarının oluşmaması durumunda en isabetli yolun seçim olacağını dile getirdi. AKP’den yetkililer de ara ara aynı söylemi seslendiriyorlar. Diğer taraftan anketler aracılığıyla belirsizlik ortamının AKP’nin oyunu arttırdığı ile ilgili bir algı oluşturuluyor. Muhalefet partileri, seçim sonrasında oldukça başarısız bir sınav verdi. Seçim kampanyasının merkezinde “oy verin gitsinler” olan CHP, AKP’yle koalisyon kurmaya en yakın parti konumunda. Çelişki açık. Parti yönetimi, açılım gibi Türk siyasetinin temel sorunlarında AKP ile hemfikir. CHP’de zaman zaman dış politika konusunda bir AKP eleştirisi görüyoruz. Dışişlerindeki başarısızlıkları ortadan kaldırmak söylemiyle olası bir koalisyon durumunda bu bakanlık medya kanalıyla talep ediliyor. Ancak CHP’nin dış politikasını yürütecek kişiler HDP yahut AKP hayranlarından oluşacaksa, AKP dış politikası çizgisi CHP kanalıyla sürer. Korkumuz bu. MHP, muhalefet yaparmış gibi yaparak, AKP’ye kritik konularda destek olmayı sürdürüyor. Meclis başkanlığı konusunda MHP’nin tavrı, MHP’nin Türk siyasetindeki rolünü açığa çıkartan bir faktöre dönüştü. HDP ile AKP arasındaki farklar neredeyse ortadan kalktı. HDP, AKP’den Kürt oyları almaya çalıştıkça AKP’ye benzeyen bir siyasi harekete dönüştü. HDP’de solu görmek imkansızlaştı. Toprak ağaları vekil oldu. Dinsel ve etnik argümanlar merkeze yerleştirildi. Parti, ABD-AB çizgisinin Türkiye’deki en temel aktörlerinden biri konumunda. Arada farklar bulunuyomuş gibi gözükse de son tahlilde Türk siyasetinin merkez partileri aynı çizgide buluşuyorlar. AKP, CHP, MHP ve HDP’nin kimliğinin merkezinde emperyalizm karşıtlığı yok. Etnik ve mezhepsel siyasetten nemalanma arayışındalar. Hepsinin ekonomi programı birbirine benziyor. Neoliberalizm karşıtlığı ortadan kaldırılmış. Türkiye’de 24 Ocak kararlarından itibaren neoliberal ekonominin yarattığı tahribatlar, emekliye 14 maaş vererek, mazot fiyatını indirerek çözülebilecek kadar basit değil. Bu noktada, muhalefetin soyguncu ekonomik düzeni değiştirme önerisi de yok bu yönde bir eleştirisi de… Koalisyon da olsa, erken seçim de olsa, bu şartlarda bu düzen değişmeyecek gibi gözüküyor. Şartların değişmesi ise yalnızca CHP’nin Atatürk çizgisinde bir atılım yapması, köklü bir değişim yaşaması ile mümkün…(HABER EKSPRES GAZETESİ- 20.07.2015) Zafer YAPICI

Hiç yorum yok: