07 Mayıs 2008

TÜRKİYE'NİN GERÇEKLERİ - ZAFER YAPICI

Sosyal demokrasinin hedeflerine ve amaçlarına ulaşması için kullanılacak araç ve yöntemler her ülkenin koşullarına ve önceliklerine göre değişmektedir.

Türkiye'nin gerçeklerine bakıldığında, kimi alanlarda, Batı'daki sosyal demokrat hareketlerin gelişme koşullarının hâlâ sağlanamamış olduğu görülmektedir.
Bu alanların başında,

* Demokratikleşme,
* Kalkınma,
* Erdemlilik gelmektedir.

Günümüzde Batı demokrasilerinin, demokrasi alanındaki sorunlarını büyük ölçüde çözümlemiş oldukları ve bu ülkelerdeki sosyal demokrat hareketlerin gündeminde, "demokratikleşme sorununun", artık ön sıralarda yer almadığı bilinmektedir. Aynı durum "kalkınma" için de söz konusudur.

Batı demokrasileri, yönetimde dürüstlüğü ve saydamlığı sağlamak için de etkin yöntemler ve yaptırımlar geliştirmişlerdir.

Oysa sosyal bir demokrasinin başarıya ulaşmasında temel dayanakları oluşturan "demokratikleşme", "kalkınma", "erdem" konusunda, Türkiye hâlâ birtakım sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunları ortadan kaldırmak için;

* Yurttaş anlayışı ve bu anlayışa dayalı "biz" duygusuyla hareket eden "siyasi bilinç"in ortaya çıkarılması,

* Devletin bir hukuk sistemi olduğunun, hukukun ise kaynağını ahlakta bulduğunun bir toplumsal önkabul haline getirilmesi,

* Her aşamada ahlakı ve erdemi geçerli kılmada ve her kademede bu siyasi bilinçle "dürüst yönetim-temiz siyaset-açık toplum"u yaşama geçirmede kararlı olunması,

* Yasamada, yürütmede ve yargıda erdemliliğin vazgeçilmez değer olarak öngörülmesi,

* Demokrasinin bir araç olarak değil bir "anlayışlar" ve değerler bütünü, bir "kültür" olayı, bir yaşam biçimi olarak görülmesi,

* Ülkemiz koşullarında demokrasi, cumhuriyet ve laikliğin bir bütün; ayrılmaz bir altın üçgen, ülkede özgürlük, eşitlik, gelişme, refah ve barışın ana kaynağı olduğunun kavranması,

* Demokrasinin özünün, insan hak ve özgürlüklerine duyarlılık olduğunun, demokratikleşmenin ise hak ve özgürlüklerin korunmasının güvencesi olduğunun anlaşılması,

* Özgürlükçü, katılımcı, çoğulcu ve sosyal bir demokrasi için ülkenin tüm kurum ve kurallarının demokratikleştirilmesi gerekir.

Dahası,

* Sadece bölüşümün değil, dengeli, adaletli ve istikrarlı kalkınmanın ve sağlıklı gelişmenin de teşvikçisi olunması,

* Kalkınmanın ve gelişmenin, toplumsal ve siyasal yönleriyle bir bütün olarak görülmesi,

* Hızlı ve dengeli kalkınmanın dayanağını oluşturan tüm kaynakların geliştirilmesi, reel ekonominin desteklenmesi, Türkiye'nin büyüme potansiyelinin harekete geçirilmesi gerekmektedir.

* * *

Değerli okurlarım, çağdaş medeniyet seviyesine Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus, laik ve üniter yapısını koruyarak ve "erdemlilik" başta olmak üzere "demokratikleşme" ve "kalkınma"mızı sağlayarak ulaşabiliriz. Çağdaş medeniyet seviyesine bu siyasi bilinç doğrultusunda etnik bağlamdan bağımsız olarak tasavvur ettiğimiz Türk Milleti'nin özgürlük, eşitlik, gelişme, refah ve barışını sağlayarak ulaşabiliriz.

AKP iktidarı altı yıldır bunları sağladı mı?...Hayır! Peki AKP iktidarı altı yıldır sizler, çocuklarınız, torunlarınız için; sizlerin geleceği için ne yaptı?...

Değerli okurlarım, bu yazımda hem bir yazar olarak kendi görüşlerimi; hem de CHP'nin parti eğitmeni olarak CHP'nin görüşlerini, Türkiye'nin gelişmesinin önündeki engelleri ve bu engelleri aşmak için yapılması gerekenleri vurgulayarak aktarmaya çalıştım.

Ülkemiz koşullarında demokrasi, cumhuriyet ve laiklik bir bütündür, altın bir üçgendir. Bu altın üçgen ülkede, özgürlük, eşitlik, gelişme, refah ve barışın ana kaynağıdır. Bunları yok sayarak ne demokratikleşme, ne de kalkınma ve erdemlilik sağlayabilir. Eğer demokrasiyi bir araç olarak kullanarak cumhuriyeti, demokrasiyi ve laikliği ortadan kaldıracak anlayış içine girilirse (ki girildi), o zaman özgürlük, eşitlik, gelişme, refah ve barış ortadan kaldırılmış, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti tehlike altına girmiş olur..

Nasıl bir erdemlilik bilinci ile demokratikleşme gerçekleşebilir?...

Nasıl bir erdemlilik bilinci ile kalkınma sağlanır?...

AKP zihniyeti ve günümüzün Tanzimat Batıcıları tarafından "demokratikleşme" kavramı gerçekten evrensel demokrasiyi nitelemek için mi kullanılıyor? Erdemlilik ilkesinin içi nasıl boşaltılıyor? Kalkınma sözüyle kastedilen sizin mi yoksa yandaşların mı kalkınması?...

...O halde "gerçek demokrasiye" nasıl ulaşabiliriz?

Bu soruları sormanın zamanı gelmedi mi?...

* * *

Türkiye'de sosyal demokrat hareketin önünde Batılı sosyal demokrat hareketlerden çok daha fazla sorun çözülmek üzere bekliyor. Öncelikle iktidar alternatifi olabilmek için bu yağma düzeninin demokrasi, erdemlilik ve kalkınmayı doğası gereği yaratamayacağını net bir biçimde vurgulamak ve toplumsal düzlemde yeni bir ikna süreci ortaya koymak gerekiyor. CHP'nin günümüzde yaptığı tam da bu. İktidar yollarını açacak bu sürecin ardından yapılması gereken iki şey var: Birincisi Mustafa Kemal'in "tam bağımsızlık" ilkesini ve Türkiye'nin söz ettiğimiz altın üçgenini yeniden kurumsallaştırmak. İkincisi eşzamanlı olarak demokrasi, erdemlilik ve kalkınma aracılığıyla yeni bir düzen kurmak ve bu düzenin sosyal adalete öncelik verecek bir biçimde gelişimini sağlamak...

(Haber Ekspres, 6 Mayıs 2008)

Hiç yorum yok: