11 Eylül 2008

FUTBOL VE GÜL'ÜN ERMENİSTAN ZİYARETİ - ZAFER YAPICI

Futbol ülkeleri birleştiren bir dostluk kaynağı da olabilir, bir şeyleri gizlemenin aracı da...

Tarih futbol sayesinde farklı kültürlerin kaynaştığına tanık olmuştur; doğru.

Ancak aynı zamanda futbolun arkasına gizlenerek örneğin faşizmin kurulmasına da...

Franko'yu hatırlayalım. Diktatör Franko, İspanya'da kitleleri siyasetten uzak tutmak adına devlet olanaklarını futbola yöneltmemiş miydi? Bu yolla kitleleri meşgul ederek, faşizme gelecek tepkileri dizginleme gayreti içine girmemiş miydi?

* * *

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan ziyareti de futbolun meşruiyetine dayanarak sunuluyor.

Bir futbol müsabakası, AKP zihniyetine, ABD ve AB'nin dayattığı birtakım adımları atmak için olanak tanıdı. Olan bu...

* * *

AB ne diyordu? Ermenistan'la ilişkileri geliştirmezse Türkiye, İlerleme Raporu'nda kırık not alacak.

ABD ne diyordu? Ermenistan'la sınırı açın.

Bu isteklere cevap verecek bir hamleye, Türk toplumu psikolojik olarak hazırlanmaya çalışıldı.

Maç da bu süreçte büyük bir işlev yerine getirdi.

* * *

Değerli okurlarım, AKP zihniyetinin Ermenistan'la yakınlaşması Ermenistan-Türkiye sorununun milli çıkarlarımıza uygun bir biçimde çözümleneceği anlamına gelmiyor.

Ermenistan oldukça fakir bir ülke. Denize çıkışı yok. Ticari olanakları kısıtlı.

Ancak oldukça zengin bir diasporası (Ermenistan dışında yaşayan Ermeniler) var. Bu diaspora özellikle ABD'de ve Fransa başta olmak üzere AB ülkelerinde oldukça etkin. Bulundukları ülkelerin devlet yönetimlerini yönlendirebiliyor.

Ermenistan'da geçmişte diaspora ile yerli Ermeniler arasında bir ayrışma söz konusuydu.

Yerli Ermeniler, diasporayı, soykırım gibi iddialarla Ermenistan'ı Türkiye'den yalıttığı konusunda eleştirmekteydi. Dahası kazandıkları zenginlikleri Ermenistan'a taşımamaları onları diaspora Ermenilerinden uzaklaştırmaktaydı.

Bu durum da Türklerin Ermenilere soykırım yaptığı iddiasına dayanan Ermeni tarih tezlerini etkisizleştirmek konusunda Türkiye'ye önemli bir koz veriyordu.
Türkiye, Ermenistan Ermenilerinin; diasporanın geliştirdiği tarih tezine karşı durmasını örneğin atacağı bazı ekonomi düzlemli adımlarla sağlayabilirdi. Dahası bu yolla Ermeni-Azeri sorununda bile inisiyatif alabilir, Kafkasya'da kalıcı barışı gerçekleştirebilirdi.

* * *

Bu fırsat Gül'ün Ermenistan ziyaretiyle kaçtı.

Artık Ermenistan Ermenileri Türkiye'yi Ermenistan'la barış arayışı noktasına ABD ve AB baskısının getirdiğini düşünüyorlar.

ABD ve AB'yi de bu baskıyı kurmaya diaspora Ermenilerinin zorladığını...

Dolayısıyla belki de ilk kez diasporaya minnettar Ermenistan Ermenileri!

Türkiye'nin gelecekte Ermenistan'a yönelik atacağı her adım, Ermenistan Ermenilerince diasporanın başarısı, ABD ve AB'nin desteği olarak görülecek. Doğal olarak diaspora Ermenileri ve ABD-AB ikilisi memnun bu durumdan.

Böylelikle ne yazık ki Türkiye taviz vermesi durumunda bile Ermenistan yönetiminden beklediği adımları göremeyecek.

Ermenistan Ermenilerini Rusya'dan yalıtma projesinde bizlere yine taviz ve figüranlık düşüyor. Üstüne üstlük bir de Azerbaycan ile dostluğumuz zarar görecek...

...Futbol, sen nelere kadirsin?...

(Haber Ekspres, 10 Eylül 2008)

Hiç yorum yok: