11 Mart 2009

YEREL SEÇİME GİDERKEN - ZAFER YAPICI

Türkiye bir yerel seçime gidiyor.

Ancak bakın nasıl gidiyor...

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Antalya'ya bağlı Varsak beldesinde, AKP'nin seçim bürosunun açılışında AKP hükümetiyle işbirliği içinde olan belediyelerin daha çabuk çözüm ürettiğini savunuyor. "Hükümetimizle kavga eden, zıtlaşan yerel yönetimler her projelerini Ankara'dan geçiremiyorlar" diyor.

Adalet Bakanı, AKP'nin adalet anlayışını net bir biçimde ortaya koyuyor.

Ardından Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu Adana'nın Karaisalı ilçesinde AKP'nin seçim bürosu açılışında şu sözleri söylüyor: "Buraya hizmeti kim getirecek? Sizin belediye başkanı ve milletvekili getirecek. O güçlüyse, bir takım oyunu içinde oynuyorsa, Ankara'ya kadar uzanan bir hizmet kervanı varsa, hizmetlerin buraya akışı da bu şekilde olacak. Bir yarış var. Bu yarışta belediye başkanları güçlü olursa, hizmette yüzünüz güler. Yoksa beş yılı dolduramayacak kadrolarla yerinizde sayarsınız..."
Devlet Bakanı, vatandaşın "onlara oy atmazsam devletin hizmetini alamam" şeklinde düşünmesi için elinden geleni yapıyor.

Bakanlar böyle konuşursa AKP'li adaylar boş durur mu? AKP Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Ali Bilici, "İktidarların adaylarıyız, size hizmeti daha kolay getiririz. İktidarın desteği olmadan biraz zor gerçekleşir" sözleriyle bakanları destekliyor.

AKP Kırklareli Belediye Başkan Adayı Cengiz Bağdan,"...Belediyeye hangi parti gelirse gelsin, iktidar partisini arkasına almadığı takdirde şu durumda dört ay sonra çalışanların maaşlarını bile ödeyemez duruma gelir. Bir inat uğruna yine beş senemizi heba mı edelim, yoksa bir sefer Kırklareli'nin geleceği için birleşip bu birleşmeyle Kırklareli'yi ve insanlarını layık olduğu değere ulaştıralım. O yüzden AKP'den aday oldum" diyor.

Basına yansıdığı kadarıyla, seçim meydanları, devletin valilerinin gayretleriyle dolduruluyor.

Seçim promosyonları valiler aracılığıyla dağıtılıyor...

Sesleri biraz fazla çıkanlar, hemen gözaltına alınıyor...

* * *
Böyle bir seçim süreci hangi demokraside yaşandı?

Schröder'in Bavyera Mitingi öncesi Bavyeralı çiftçiler önlem için gözaltına alınmışlar mıdır sizce?

Ya da 18 yıl Paris belediye başkanlığı yapan Chirac, herhangi bir seçim kampanyasını, "İktidarların adaylarıyız, size hizmeti daha kolay getiririz. İktidarın desteği olmadan biraz zor gerçekleşir" sözleriyle yürütmüş müdür?

Londra valisinin, Muhafazakar Parti mitingine katılımı arttırmak için genelge yayınlayabileceğini ya da Hyde Park'ta seçim öncesi set üstü ocak dağıtacağını hangi İngiliz düşünebilir?

Bırakalım gelişmiş demokrasileri, Uganda'da örneğin, "Hükümetimizle kavga eden, zıtlaşan yerel yönetimler her projelerini Kampala'dan geçiremiyorlar" diyen bakanlar olmuş mudur?

Bir bilen varsa anlatsın. Lakin çok merak ediyorum!

(Not: Kampala, Uganda'nın yönetim merkezidir.)

(Haber Ekspres, 11 Mart 2009)

Hiç yorum yok: